Arşiv

Archive for the ‘Katagoriler’ Category

Ruslara Göre Türkiye’de Yaşamak İçin 37 Neden

Mayıs 21, 2010 Yorum yapın

Rusya’daki internet sitelerinde “Türkiye’de yaşamak için 37 neden” başlıklı bir yazı dolaşıyormuş.Mail olarakta gelmişti ama merak edip okumadım.Haberturkte görünce bi bakayım dedim.Değerlendirmem şu ki adamlar o kadar rezil bir yaşam sürüyorlar ki kötünün iyisine çoktan razılar.Bu durumda biz elimizdekinin kıymetini bilmiyor gibi gözükebiliriz.Fakat ideal olan bizim yaşamımızda değil.Hemen hemen bütün maddelere karşı cevap verilebilir aslında hatta vereyim. “turkey.ru” sitesinde de yer alan “Türkiye’de yaşamak için 37 neden” şöyle:

1) Duvarlarında küfürlü yazılar yok.(Siz görmemişsiniz Antalya belediyesi iyi çalışıyor demek ki)
2) Yılın 340 günü güneşli.(Küresel Isınma sağolsun
3) Kış olmadığı için her sene kışlık elbise ve ayakkabı almaya gerek yok.(Biz sürekli terliklerle geziyoruz sanki
4) Dört yanı sıcak denizlerle çevrili.(Çevrilide parası olana arkadaşım
5) Her zaman taze sebze ve meyve var.(O da kalmayacak yakında hormon mormon ölecek tarlalar sulayacak su da yok)
6) Rusya’daki külüstür daireyi satıp Antalya’da 100 metrekarelik ev almak mümkün.(O sizin ülkenizin ayıbı)
7) Asık yüzlü Rus turistler dışında, insanları güler yüzlü ve nazik.(Tabi canım Antalyadaki esnaf sizin sayenizde geçiniyor.Gelin istanbula ankarayada göreyim ben sizi)
İnsanı bezdiren evsizler, yoksullar ve çingeneler yok.(Abi tartayım abi,köyden yeni geldim abi bi ekmek parası diyenler var)
9) Çalılıklar arasından alkolikler ve uyuşturucu kullananlar çıkmıyor. Evlerin girişi temiz.(Evet bizimkiler çıkmıyor genelde onları çalılara işerken görürsünüz)
10) Uyuşturucu kullananlarla satanları hapse atıyorlar.(Evet giriyorlar ve 3 ay geçmeden çıkıyorlar)
11) Komünistlerle faşistler elde bayrak dolaşmıyor.(Komünistler var bizde de yaw her seçimde oylarını %0.001 arttırıyorlar 5000 yılında iktidar olacaklar.Açım komünistlerin önünü durduramazsınız)
12) Pencereden bakınca deniz ve dağlar görülüyor, elinde gamalı haç olan dazlak gençler değil.(Ya havle nere dağlar görnüyor ben bakıyorum,şekilsiz evler görünüyor)
13) Votka değil, lale ülkesi.(Laleyi kaptırdık hollandalılara,biz aslanım kalmadı,lale falan)
14) Kurallara uymayan sirenli Mercedesler yok.(Evet bizde sirensiz mercedeslerle sirensiz diğer arabalarda uymuyor)
15) Doğaüstü yetenekli olduğunu iddia edenler yok.(Medyum memişimiz var bizim sen ne anlatıyon)
16) Nüfus sorununu Çinliler ve Özbeklerle çözmüyorlar.(Evet,Emekli Ruslar ve Almanlarla çözüyoruz.Sanki bizim nüfusumuz bize yetmiyormuş gibi)
17) Sarhoş sürücüleri hapse atıp ehliyetine el koyuyorlar.(Ehliyetlerine el koyuyoruzda ne oluyo ehliyetsiz kullanıyorlar)
18) Suç oranı her yıl iki kat artmıyor.(2 kat değil 1 kat artıyor bizde)
19) Üniversiteye evlenmek ya da askerden kaçmak için değil, topluma faydalı bir meslek edinmek için gidiyorlar.
20) Doktorlarla öğretmenlere saygı duyuyorlar.(Evet öğretmenlerin sandalyeleri çekiliyor,üzerlerine yürünüyor,hatta tahtada ders anlatırken pantolonları indiriliyor,çok saygılı bizim öğrenciler çooookk)
21) Ekranda beş dakikada bir kepek şampuanı ve kanatlı kadın bağı reklamı yok.(Kör müsün sen)
22) Yol sorana küfür etmiyorlar.(Evet yanlış adres anlatıp sonradan gülüyoruz)
23) Sözde emeklilik reformu yok.(Sözde de yok gerçektede yok)
24) Valiler ve belediye başkanları insanları öldürmüyor, rüşvet almıyor.(Evet polis tokatlıyo bizimkiler.Ayrıca ihale satanlarıda vardır)
25) Kadınlar erkeklerden tembel ve ayyaş diye söz etmiyor.
26) Erkekler yukarıdaki sıfatları hak etmek için uğraşmıyor.
27) Vatandaşlar yasalar önünde eşit. Polis felsefe profesörünün cebindeki parayı almıyor.
28) Çocuklara yarı tanrı gibi davranıyorlar.
29) Seri katiller yok.
30) Nehirler mikrop yuvası değil.
31) Patika değil, gerçek yollar var.
32) Domuz yemiyorlar.(Sende yeme zorla ağzına mı tıkıyorlar)
33) AIDS’li ve veremli sayısı Afrika’dakinden çok değil.(yakındır yakın siz getireceksiniz işte)
34) Sokakları güvenli, üç kuruş için adam kesmiyorlar.(Gel sen gel şöyle laleliye,tarlabaşına doğru bi gezin bak bakalım ne oluyo)
35) Ticarette rakipler birbirlerini öldürtmüyor.
36) Hakkını aramak için haydutlara gitmek gerekmiyor.
37) En önemlisi, başka bir Tanrıya inansalar da Türkiye’de iman var.

http://www.alialtugkoca.com/arsiv/ruslara-goreturkiyede-yasamak-icin-37-neden/

Categories: Katagoriler

Metalaşan Futbol da Fenerbahçe

Mayıs 19, 2010 Yorum yapın

Futbol, günümüzün en yaygın tüketim kalıplarını belirleyen, ticari iş kollarından birisi haline gelmiştir. Yani futbol, gelişen ve değişen koşulların sonucunda, nitelik ve içerik olarak ciddi bir evrimsel süreç geçirmiş, alınıp satılan bir meta haline gelmiştir. Bugün futbol dünyada 3 milyarın üzerinde kişiye eş zamanlı ulaşabilecek kadar yaygınlaşmış ve popüler bir hale gelmiş durumdadır. Futbolun sportiflikten endüstriyelliğe geçiş sürecinde, spor kulüplerinin de giderek değişmeye başladığını, sıradan bir futbol kulüpünde bile gözlemleyebilmekteyiz. Bu değişim ve gelişim süreci; futbolun yan ürünlerinin pazarlanmasında, futbol-medya ilişkisinde, taraftar ve yıldız futbolcu profilin de, hatta taktik anlayışlarda bile bir kabuk değiştirme dönemi olarak yaşanmaktadır. Yeni futbol ekonomisi, küreselleşmenin de verdiği ivmeyle, sahadaki oyun anlayışına, takımın ruhuna, ve spor ahlakına doğrudan etki etmektedir.Çağımızda, taraftarlar kulüp dergisine üye olmakta, kulübün özel olarak ürettiği ürünleri satın almakta, maçları televizyondan izleyerek taraftarı oldukları kulübün maçlarına rating aldırmakta, kulübün resmi internet sitesine üye olarak, alışverişlerini kulüpün kredi kartıyla yapmaktadır. Bütün bunlar da kulüplerin gelirlerini önemli ölçüde artıran faktörler olmaktadır.Yeni futbol ekonomisinde stadyumlara gelen taraftarlardan elde edilen gelirlerden çok, kulüplerin oluşturmuş olduğu markalar ile lisanslı taraftar giyim sektörü, kulüp markası ile özdeşleşerek bir endüstri haline gelmiş ve kulüplere önemli gelirler sağlayan önemli bir pasta payına sahip olmuştur. Ülkemiz de Fenerbahçe Spor Kulüp’ünün bu noktada bir öncü olması ve sektöründe de lider konumda olması hiç kuşkusuz bu sektörü ülkemizde en üst seviyelere çıkmasında önemli değer ve katkıları olduğunu söyleyebiliriz.Bundan 10 yıl öncesine kadar takımlarımız kurumsallaşma konseptinden henüz habersizdi. Kulüpler, logolarının manevi değeri yanında, ticari olarak da çok önemli birer değer olduğunu henüz idrak edememişti. 15 – 20 milyon insanın tutkuyla bağlı olduğu, kalbinin birlikte attığı başka kaç logo veya marka olabilirdi ki? Bu olgunun yakalanması çok zor bir ihtimaldir. Futbol kulüpleri, marka ve logo bilinirliği ve sevgisi düşünüldüğünde, Türkiye’de ve dünyada en önlerde geliyorlar. Herhangi bir ticari marka için bu sevgiyi ve bilinirliği sağlamak marka yaratmanın en zor ve meşakkatli sürecidir. Milyonlarca dolarlık reklam ve halkla ilişkiler çalışmaları gerektiren ve bunların en doğru uygulamalarla yapılması halinde bile sonuca ulaşamayabileceğiniz bir süreçtir.Günümüzde spor, kişisel ve toplumsal sağlığı koruyucu ve geliştirici nitelikleriyle önemli bir hizmet sektörü olarak kabul görmektedir.Ayrıca, günümüzün kitle iletişim araçları ve özellikle medyanın etkisiyle karlı bir reklam ve tanıtım aracı haline gelen spor, bir taraftan geniş kitlelerin yoğun ilgisini çeken bir gösteri ve eğlence faaliyeti olarak tüketim sektörüne dönüşürken, diğer taraftan müteşebbisler için önemli miktarlarda finans hareketlerinin yaşandığı cazip bir ekonomik faaliyet alanı haline gelmektedir.İşte, böylesi bir değer ve potansiyele sahip kulüplerimiz bu kıymetten ticari değer yaratabileceklerini veya yaratmaları gerektiğini anlayarak lisanslı taraftar giyim sektörüne yönelmiş bu sektörü hem ülkemizde önemli boyutlara taşıyarak hem de kendilerine önemli gelirler sağlamasını yaratarak, globalleşen dünyamıza ortak olmuşlardır.

Categories: Katagoriler

Hello world!

Mayıs 19, 2010 1 yorum

Welcome to WordPress.com. This is your first post. Edit or delete it and start blogging!

Categories: Katagoriler
Takip Et

Get every new post delivered to your Inbox.